Lezzetli Anılar
Asırlık Tarife Sadık Kalarak, Kendi Lezzet Hikayemizi Yazıyoruz
Boyozköy, İzmir’in çok kültürlü mirasının ve sokak lezzeti geleneğinin en saf temsilcisidir. Orijinal tarif ve titiz kalite anlayışımızla ‘Yuvarlak ekmek’ Boyoz’u global bir marka hâline getiriyoruz.
Ustasının Yolunda Bizim Hikayemiz
Hüzünlü görünen bir hikâyenin ardından, huzurlu bir ortamda kendilerine yeni bir yurt edinen Sefaradlar, İzmir’in kozmopolit yapısına kültürleriyle katkıda bulunarak bu zenginliği daha da artırmıştır. “Yuvarlak ekmek” anlamına gelen boyozun en önemli özelliği, kat kat ve tel tel bir dokuya sahip olmasıdır. Elde ve sıvı yağ ile açılması büyük önem taşır.
Zamanla artan talep nedeniyle, boyozun evlerde değil, fırınlarda üretilmeye başlanması süreci daha pratik hâle getirmiştir. En büyük avantajlarından biri ise, çok kültürlü bir ortamda Balkanlardan gelen börek kültürünün “savurma” tekniği ile harmanlanması sayesinde daha büyük yufkaların açılması olmuş; böylece üretim miktarı artarken, yufkanın inceliği de lezzetine lezzet katmıştır.
Biz, Boyozköy olarak, hayatımıza giren boyoz alışkanlığımıza bir de sorumluluğumuzu ekleyerek, tarife sadık kalıp üretim ve tüketim alışkanlığını İzmir dışına taşımaya karar verdik. İzmir’in sokak kültüründen doğan ve sürekliliği olan bu lezzeti bir marka hâline getirme kararı aldık. Temel politikamız; yurt içinde Boyozköy şubeleri açarak franchise noktaları oluşturmak ve bu eşsiz lezzeti dünyaya tanıtmaktır.
Patentlenmiş orijinal tarifimizin yanı sıra, çeşitliliğimizi artırırken malzeme tedarik sürecinden itibaren her aşamayı büyük bir titizlikle ele alarak kalite anlayışımızı oluşturduk.
Boyoz’un Tarihçesi
BOYOZ, 500 yıllık geçmişiyle günümüzde hâlâ gelişerek yerini koruyan, kendine özgü bir öyküsü olan bir üründür.
16. yüzyılda, İber Yarımadası’ndan ağır bir sürgünle yola çıkan Sefaradlar, açık denizlerde var olma mücadelesi verirken, dönemin Osmanlı yönetiminin ev sahipliği kabulüyle Anadolu’ya gelmişlerdir. İstanbul başta olmak üzere çeşitli şehirlere yerleşen Sefaradlar, İzmir’de de yoğun bir yerleşim alanı oluşturmuşlardır.
İzmir’in farklı kültürlere ev sahipliği yapan kozmopolit yapısı, yeni gelen her kültürle samimiyetle kaynaşmaya açık olması sayesinde büyük bir kültürel zenginlik kazanmıştır. Doğal olarak, bu kaynaşmanın ilk yaşandığı yer mutfak olmuştur.
Kadınlar, yanlarında mutfak alışkanlıklarını ve zorlu günlere dayanma gücü veren gıdaları getirerek bu kültürel aktarımı sürdürmüşlerdir. Sefaradların kendi aralarında oluşturduğu, İspanyolcadan esinlenen kripto dil Ladino’ya göre Bollo (yuvarlak ekmek) kelimesi, “L” harfinin “Y” olarak okunmasıyla BOYOZ’a dönüşmüş ve bu ürün beslenmedeki yerini gelişerek korumuştur.
Yıllar içinde usta-çırak ilişkisiyle evlerden fırınlara taşınan BOYOZ, İzmirli ustaların ellerinde aslına sadık kalınarak büyük bir özenle sahiplenilmiş ve İzmir sokak kahvaltılarının değişmez lezzetlerinden biri olmuştur.
Ev yapımından fırın üretimine geçiş sürecinde, kuruyemişçiler ile ortak kullanılan fırınlar sayesinde Sefarad ustalarına fırınlar gece verilir, sabah erken teslim edilmesi şartıyla üretim yapılırdı. Bu durum, boyozun sabah erkencisi bir ürüne dönüşmesine neden oldu. O dönemde, işçilerin ve köylülerin şehre erken inmesiyle birlikte boyoz camekânlarda, tabak gerektirmeyen kağıt üzerinde sunulmaya başlandı. Aynı zamanda, geceden fırına atılan yumurta ile birleşerek özgün bir lezzet kültürü oluşturdu.
Zaman içinde değişime uğrayan boyoz, İzmir tulum peyniri ile daha da zenginleşmiş; gelişen pastane ve kafe kültürü sayesinde bugüne kadar gelmiş, etnik kökenli ve kendine has hikâyesi olan bir ürün olarak hayatımızdaki yerini korumuştur.
Biz Kimiz ?
Boyozköy | Raflarda Güven, Menüde Değer
Boyozköy; geleneksel reçetelerle, katkısız ve yerli hammaddelerden, atıksız ve çevreye duyarlı üretim anlayışıyla üretilen güçlü bir gıda markasıdır. Hijyen ve kalite belgeleriyle desteklenen üretim süreçleri, Boyozköy’ü market rafları, otel mutfakları, catering operasyonları ve kafe menüleri için güvenilir bir tedarikçi haline getirir.
2013 yılından bu yana Türk Patent Enstitüsü’nde tescilli, 155 çeşitlik özgün boyoz portföyü ile Boyozköy; farklı satış kanallarına kolayca uyum sağlayan, yüksek katma değerli bir ürün grubudur.
Boyozköy, ambalajlarında Braille alfabesine yer vererek, dünyada bu uygulamayı hayata geçiren ilk ve tek gıda firmasıdır ve gıdada erişilebilirlik konusunda net bir duruş sergilemektedir. Bu yaklaşım, sosyal sorumluluğu, kalite algısını ve markaya duyulan güveni aynı anda güçlendirmektedir.
Ürün tedariğinin yanı sıra franchise verilebilir yapısıyla Boyozköy; iş ortaklarına yalnızca bir ürün değil, güvenle büyüyen bir marka deneyimi sunar.
BOYOZKÖY olarak, her zaman olduğu gibi bu süreçte de sağlık ve hijyen uygulamalarını en üst seviyede tutmakta, HELAL , ISO 22000 ve VEGAN gibi sahip olduğu dünya sertifikalarının ışığında önlemlerimizi sürdürmeye aynı hassasiyetle devam etmekteyiz. Çalışanlarımızın, müşterilerimizin sağlığını ve güvenliğini önceliğimiz olarak görüyor, Gıda Güvenliği sistemlerinin bütününü oluşturan kritik hizmetlerin devamlılığını sağlıyoruz.
Bizde
Ne Var ?
Gelenek ve Kalite
Boyozköy mutfağında reçetelerimiz basit ama iddialı: Sadece en kaliteli hammadde, yılların getirdiği ustalık ve değişmeyen geleneksel lezzet var. Doğallığı bir seçenek olarak değil, vazgeçilmez bir standart olarak benimsiyoruz.
Doğaya Destek Var
Bu topraklara olan saygımız ve güvenimiz ile sürdürülebilirlik ilkesini benimsiyoruz. Üretim ve ambalajda atık üretmiyoruz.
Gıdada Engelleri Kaldırıyoruz
Dünyada bir ilk olarak, 2025 yılından itibaren görme engellilerin erişimine uygun Braille alfabesiyle tasarlanmış kutularımızla zincir market kanallarımıza hizmet veriyoruz.
Kalitemizi Sağlıkla Belgelendiriyoruz
ISO 22000, Helal ve Vegan belgeleriyle üretim yapıyor; Bu toprakların unu, suyu, tuzu, ayçiçek yağı ve tahinini sizlere sunuyoruz.
Bizde
Ne Yok ?
Doğallık Odaklı
Boyozköy'de geleneksel tariflerimize sadık kalıyor, sağlığınızı riske atacak hiçbir bileşene yer vermiyoruz. Soframıza koymayacağımız hiçbir malzemeyi üretimimize dahil etmiyoruz.
Hayvansal Gıda Yok
Boyozköy ürünlerinde hiçbir hayvansal yağ veya bileşen kullanılmaz. Geleneksel bitkisel reçetemiz sayesinde hem hafif hem de %100 vegan dostu bir lezzet sunuyoruz.
Katkı Maddesi Yok
Raf ömrünü uzatan koruyuculara, yapay renklendiricilere ve aroma artırıcılara yer yok. Ürünlerimizi tıpkı evinizdeki gibi en doğal ve saf haliyle hazırlıyoruz.
Koruyucu Yok
Boyozköy doğallığı ve geleneksel üretimi esas alıyor, hiçbir koruyucu kullanmadan 365 gün -18 derecede saf lezzeti koruyoruz.


